“BEN ÇOK BALLIYIM”

Yanımda olmasına rağmen zaman zaman yüreğimde ki korkuya engel olamıyorum. Yokluğunun hayali bile zaman zaman beni öldürüyor.

Bağımlı değil bağlı bir evlat yetiştirdiğim için beni şanslı klan sen tek yönlü adresimin sahibi.

Yine bir aksam üstü kokusunu hissedip zihnime kazımak için sarıldığımda ben çok ballıyım dediğinde hımmm çok sevindim bu durumuna peki sana bunu hissettiren duygunun ne olduğunu merak ettim paylaşırsan sevinirim.

Senin gibi bir annem olduğu için çok ballıyım.  Çocuğundan bu sözleri duymak anne adına keşfedilmiş bir  ödül  olmadığı düşüncesindeyim. Sonrasında ekledi ne kadar çok kötü anneler var iyi ki sen benim annemsin elbette müthiş mutlu oldum.Sonra kötü anne nasıl olunur veya kötü Çocuk nasıl olabilir? 

Onları çok özgür mü? Ćok mu sıkıyoruz? Her ikisi de veya benzer iletişimler bizde olmadı. Ne çok özgür ne Ćok dsiplin hatta dsiplinize edici herhangi bir psikolojik yaklaşım da bulunmadım. Bizde esas olan samimiyet,dürüstlük,doğruluk,yardımseverlik,merhamet, paylaşmak  hakimdi. Gerçi onun varlığı dünyamı o kadar güzel dolduruyorduki onu başka bir kalıba sokmanın manası yoktu. Zaten doğduğunda muhteşem bir kişilik yüklüydü benliğine ,benim yapmam gereken şey ona bu yolculukta ona eşlik etmekti ve her anın keyfine varıp duacı olmaktı.

    Sevgiyle

“Önce ÇOCUK”

Reklamlar

Ödüldür aslında yaşamak

Nehir kenarında bir bitki düşünelim. Doğa şartlarına alışmaya çalışan / ki bir tohumla başlar kollarının kucaklamaya yetmediği bir ağaç veya Çocuk.

Bu bitkinin tohumu oraya düşmüştü bir defa başka yerleri bilmeyecek oraya alışmaya çalışacak.

Büýüyene kadar bir çok mücadele vermek zorunda kalacak. Manzaranın doyumsuz tadını çıkarabilmesi,eşsiz ve güzelsiz bir ağaç olabilmesi yanında bulunan diğer bitkilere bağlı birazda. Yerini benimsemesi,hayata tutunmak adına küçücük zayıf yapısı sınavlardan geçeceği aşikâr.

Belki bu dünyanın çok eşsiz bir yer olduğunu düşünerek sabaha gün ışığıyla uyanacak ve yanı başında olan diğer bitkilerle güzel mutlu bir yaşam geçirecek…

Belki de yanı başında olan bitkiler onun kabusu olacak. Doğanın kanunu değil mi? Neler olabileceği meçhul  öylesine yaşamak hayata tutunmak için ve kendi kendine öğrenerek mutlu olmak var iken bu eşsiz manzarada ve sahip oldukları ile yaşamak yerine mutsuz bir hayatı olacak.

“Bu bitki bir Çocuktu aslında nerede ne sebeple doğduğunu bilmeden ya mutlu ya mutsuz olarak büyüyecek”

        Sevgiyle 

  “Önce ÇOCUK”

Anne-Baba ( ünvanı olan ünvansız)

Bazı insanlar baba ve anne olmamalı. Bu ünvanı veren Çocukların yaşadıklarını görüp,duydukça içimde yaşadığım acıyı tarif edemiyorum (şu cümleleri dahi oluştururken gorebilmem için gözyaşımı silmem gerekiyor). Kaç gündür bu konuyu yazmak istesemde kendimi durdurdum. Nedenleri sebepleri düşünüyorum da bu Çocuklara niçin böyle davranıyorlar sebebi bulamıyorum.

Komşu cinayetleri,tecavüzcüleri artık o kadar cehennem köşkü oldu ki dünya anne ve baba bile diğer insan yüzünden Çocuklarını öldürtebiliyor ya da öldürüyor. Düşünmesi ayrı güç yazması ayrı en kötüsü bir şey yapamamak.

Eşinden boşanıp Çocuğundanda boşanan insanlar ne tuhaf ne zor siz ne dersiniz sevgili okurum. Bu beğenmediğin bir eşyayı faturası ile geri vermek kadar kolay mı? Orda bile satıcının karşısında kem küm eğilip büzülürken bir Can önemlisi Can’ın olandan bu kadar kolay ayrılabilmek.

Birde 1-0 önde başlayan bir yerlere bırakılan yeni doğmuş Bebekler. Şimdi bu Yavrunun annesi babası böyle yapmış iken başka insanlar ne yapmaz. Her bireyin belki 2-3 kardeşi,dayısı,teyzesi var lâkin Allah’tan sonra tek olan anne ve baba değil midir?

Geçiyor fırtınalar,dalgalar sevgili okurlarım. Sonrasında gökkuşağını birlikte izliyorsunuz o aldığınız sperleri unutup yanınızda olan o en muhteşem varlığa dua etmekten ve şükür etmekten başka daha güzel ne olabilir ki Çocuğunuz yaşıyor ise sizde yaşıyorsunuz.

Bir anneye Çocuğu ile ilgili ölmek kelimesi dahi öldürür

Ne acınası bir durum insanlar marka diye taktığı gözlüğü yere düştüğünde hayatı alt üst olmuşcasına üzülen insanlar varken neden sana emanet edilen muhteşem varlığın değerini bir çöp kenarına atmayı doğru bilir.

Bu insanlar çaresiz veya hata sonucu hamile kalıp doğum yaptıysa o vakit yapması gereken en doğru düşünce görüyor olabilir. Ben her konuyu en hassas ve ince düşünen biri olsamda bu düşünceye ne aklım,ne duygularım anlam verebiliyor.

Çocuk doğduğunda ve büyümeye başladığında ne bilir korku,kaygı,marka vs. Çocuk anne rahminde sevgiyi dahi hisseder ve büyüsekte en muhtaç olduğumuz aradığımız şey sevgi değil midir?

Ucuz masrafsız olan en değerli olgu sevgiyi neden veremiyor ve sahip çıkamıyoruz.

Anne baba olmayı bilmiyor basaramıyorsan olma olmamalısında.

      Sevgiyle

 ” ÖNCE ÇOCUK”

İyi de yürekler aç

Aç olan Çocuğu fakirlik olsada illa doyurursun. Belki bir kuru ekmek, belki ekmeğin arasına konulan toz şeker , belkide Salça ile…

İlla doyar bir şekilde insan,önemli olan yürekleri doyurabilmek ve kişilik,karekterlerine güzel olan her şeyi işlemek.

Katillerde bir zaman Çocuktu.

Üstad Çocukları küçükken güldürün,kahkaha ile çınlasın eviniz inanın böyle büyüyen Çocukların yüreklerinde siyah hiç bir şey barınamaz😊

   Sevgiyle 

“Önce ÇOCUK”

Can Kırığı

Can kırıkları, cam kırıkları gibi değildir ki

Öyle süpürünce gitsin; içinde kalır, aklına geldikçe de batar…

Sadece yetişkinlerin canı yanmaz,bir Çocuğun canını kırarsanız ömür boyu unutamayacağı bir önsöz olursunuz. Çocukların iyi veya kötü karekteri olmak bizim elimizde…

Zira bir ömür bu kırıkları toplamak için uzun bir sürede değil mi? Ve bu büyük bir haksızlık!

  Sevgiyle 

“Önce ÇOCUK”